Sinemalarda Gördüğümüz Reklamlar: Captive Audience

Captive audience stratejisini ilk olarak bir örnek ile açıklamak istersek; ücretini verip bilet aldığımız sinema filmlerine girdiğimiz beyaz perdede izlediğimiz onlarca reklamı gösterebiliriz. En yaygın kullanımını sinemada gördüğümüz captive audience tekniği, kısaca o an yayınlanan reklama maruz kalmaktan başka seçeneği olmayan kullancılara yönelik reklamlardır. Özellikle basketbol müsabakalarında mola sürelerinde yayınlanan reklamlar da bu stratejiye örnek verilebilir. Çünkü çok kısıtlı bir süre olan mola süresinde maçı kaçırmak istemezsiniz ve bu nedenle reklamı izlersiniz.

Bu kavram, reklamverenler tarafından etkisiz olduğu ve tepki çektiği gerekçesi ile kullanımına tereddüt ile yaklaşılmaktadır. Her ne kadar marka ve reklam alanı hakkında olumsuz düşüncelere sebep olsa da hala birçok marka tarafından tercih ediliyor. Bugün gittiğiniz bir cafe veya pub’da duvarlara asılmış ekranlardan güncel spor programlarına veya yerel reklam filmlerine maruz kalmanız yüksek bir ihtimal. Aslında tamamen hedeflemeye dayalı olmayan bu reklam türü bir çeşit pasif reklamclık olarak adlandırılabilir.

Markanız için Captive Audience Reklamcılığını Kullanmak

Basit Olun

Unutmayın ki reklamlarınız ile bir ev veya araba satmıyorsunuz. Kimsenin sinemada gördüğü bir reklamdan hareketle bir otomobil satın alacağını sanmıyorum. Ancak karar verme sürecinin daha hızlı olduğu yiyecek, içecek kampanyaları, ücretsiz test sürüşleri, etkinlikler gibi kampanyalar bu reklam türünde yüksek dönüşümler sağlayacaktır.

Mesajı Net Verin

Kampanyalarınızda hedef kitlenize mesajı doğrudan vermeli ve reklamınızı dikkat dağıtıcı unsurlar ile donatmamalısınız. Dikkati düşük olan izleyiciler net mesajlar sayesinde markanızla ilgilenebilir ve dönüşüm alabilirsiniz. Reklamınızın zor anlaşılabilir olması video öncesi çıkan geçmek için sabırsızlandığımız videolardan farksız olacaktır.

Yayın Öncesi Reklamınızı Test Edin

Ürün veya hizmetiniz için bu stratejiyi uygulamadan önce hedef kitlenize benzer bir grup ile reklamınızı test edin. Alacağınız geri dönüş sonrasında reklamınız fazla rahatsız edici bulunabilir veya yayına uygun olabilir. Bu sonucu test yapmadan yayından sonra almanız markanızın imajını zedeleyebilir.

Aziz Erkan Budak
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencisi. Exclion'da Sosyal Medya Danışmanlığı yapıyor.
Bize Ulaşın